İran'dan Hürmüz Boğazı'nda ABD'ye sert rest: Şartlar kabul edilmezse geçiş kapanacak
İran, ABD ile yürütülen müzakerelerde taleplerinin karşılanmaması halinde Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidini yeniden gündeme getirdi. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği boğazın kapanması, küresel enerji piyasalarında büyük dalgalanmalara yol açabilir.

Dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, İran'ın ABD'ye yönelik sert açıklamalarıyla yeniden uluslararası gündemin merkezine oturdu. Tahran yönetimi, Washington ile yürütülen görüşmelerde kendi şartlarının kabul edilmemesi durumunda boğazı kapatma tehdidinde bulundu.
İran'ın şartları neler?
İranlı yetkililer, müzakere masasında somut ekonomik ve siyasi kazanımlar elde edilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle yaptırımların kaldırılması, dondurulan varlıkların serbest bırakılması ve petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların gevşetilmesi, Tahran'ın öncelikli talepleri arasında yer alıyor. Bu şartların karşılanmaması halinde İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü artırma yönünde adım atacağı sinyalini verdi.
Küresel enerji piyasaları alarma geçti
Hürmüz Boğazı, günlük yaklaşık 17-21 milyon varil petrolün taşındığı stratejik bir koridor olması sebebiyle dünya ekonomisi açısından hayati önem taşıyor. Boğazın herhangi bir nedenle kapanması ya da geçişlerin kısıtlanması, ham petrol fiyatlarında sert yükselişlere neden olabilir. Uzmanlar, böyle bir senaryonun brent petrol fiyatlarında varil başına yüzde 30'a varan artışlara yol açabileceğini belirtiyor.
Bu durum, Türkiye dahil enerji ithalatına bağımlı birçok ülkenin ekonomisini doğrudan etkileyecek bir risk faktörü oluşturuyor. Akaryakıt fiyatlarından elektrik üretim maliyetlerine kadar geniş bir yelpazede olumsuz etkilerin yaşanabileceği öngörülüyor.
Bölgedeki askeri hareketlilik artıyor
İran'ın restinin ardından Basra Körfezi'nde askeri hareketliliğin arttığı bildirildi. ABD Donanması'nın bölgedeki 5. Filosu'nun alarma geçtiği, İran Devrim Muhafızları'nın da boğaz çevresinde tatbikatlarını yoğunlaştırdığı ifade ediliyor. Her iki tarafın da sıcak çatışma riskine karşı diplomatik kanalları açık tutmaya çalıştığı, ancak gerilimin tırmanma potansiyelinin sürdüğü belirtiliyor.
Uluslararası enerji şirketleri ve tanker operatörleri de olası bir kapanma senaryosuna karşı alternatif rotalar üzerinde çalışmaya başladı. Ancak uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın yerini alabilecek pratik bir alternatifin bulunmadığını ve küresel ticaretin bu koridora olan bağımlılığının uzun vadede devam edeceğini vurguluyor.


