Dünyada diller sessizce yok oluyor: İnsanlığın ortak hafızası tehdit altında
Küresel ölçekte konuşulan 7 bin dilin yüzde 40'ı, ekonomik baskılar, kentleşme, göç ve küreselleşme gibi etkenlerle yeni nesillere aktarılamaz hale geldi. Uzmanlar, kaybolan her dilin beraberinde zengin bir kültürel miras ve sözlü tarihi de yok ettiğine dikkat çekiyor.
Yeryüzünde yaklaşık 7 bin dil konuşuluyor; ancak bu dillerin neredeyse yarısı, çeşitli toplumsal ve ekonomik baskılar nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelindeki dillerin yüzde 40'ı artık yeni kuşaklara aktarılamıyor.
Birçok etken dilleri tehdit ediyor
Uzmanlar, dillerin yok olmasının ardında çok katmanlı bir süreç yattığını belirtiyor. Ekonomik baskılar, kentleşme, kırsal alanlardan büyük şehirlere göç, eğitim politikalarının tek bir dile odaklanması ve küreselleşmenin yarattığı kültürel homojenleşme, yerel dillerin kullanım alanını giderek daraltıyor.
Kaybolan dille birlikte tarih de siliniyor
Dilbilimciler, bir dilin sadece iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda o topluluğun dünya görüşünü, değerlerini ve binlerce yıllık birikimini taşıdığını vurguluyor. Bir dil söndüğünde, o dile ait sözlü tarih, mitoloji, halk şarkıları, geleneksel bilgi birikimi ve doğayla uyumlu yaşam pratikleri de insanlığın ortak hafızasından silinmiş oluyor.
Acil koruma çalışmaları çağrısı
UNESCO ve çeşitli uluslararası kuruluşlar, yok olma tehlikesi altındaki dillerin belgelenmesi ve dijital arşivlere aktarılması için projeler yürütüyor. Ancak uzmanlar, belgelemenin tek başına yeterli olmadığını; asıl çözümün bu dillerin yaşayan diller olarak korunması, eğitim sistemlerinde yer bulması ve toplulukların kendi dillerini kullanmaya teşvik edilmesi olduğunu ifade ediyor.
Her iki haftada bir dünyadan bir dilin sessizce yok olduğu tahmin ediliyor. Bu da insanlığın, farkına bile varamadan, benzersiz bir kültürel çeşitliliği kaybettiği anlamına geliyor.


