Çiçek Pasajı'nın tarihi cephesini kapatan tabela ve afişler tartışma yarattı
İstanbul'un simge yapılarından Çiçek Pasajı'nın girişinde faaliyet gösteren işletmelerin renkli tabela ve afişleri, tarihi cephenin görünümünü kapatması nedeniyle vatandaşların ve uzmanların tepkisini çekti.

İstiklal Caddesi'nin en tanınmış yapıları arasında yer alan tarihi Çiçek Pasajı, giriş cephesine asılan renkli tabela ve afişlerle gündeme geldi. Pasajın ön kısmında bulunan dondurmacı ve büfenin kullandığı görsel materyallerin, yapının tarihi dokusunu örtmesi sosyal medyada ve kent gündeminde tartışmalara yol açtı.
Tarihi Cephe Görünmez Hale Geldi
İki işletmenin renkli afişleri, Çiçek Pasajı'nın ön cephesini büyük ölçüde kapatırken, durum yalnızca afişlerle sınırlı kalmadı. İşletmelerin vitrin bölümünde yer alan bazı dolapların bina dışına taşarak tarihi yapıya zarar veren bir görüntü oluşturduğu bildirildi.
Vatandaşlardan Tepki: 'İstiklal'e Yakışmıyor'
İstiklal Caddesi'nde yürüyüş yapan vatandaşlar, yapılan uygulamaya sert tepki gösterdi. Yusuf Daşdemir, "Tarihi yapılarımızın korunması adına bu tür uygulamalara karşıyım. Reklamlardaki renkler, doğal güzellikleri ve tarihi mimari estetiği örtüyor" ifadelerini kullandı.
Serdilan Berta ise pasajın mevcut görünümünün üzücü olduğunu belirterek, "Çiçek Pasajı'nın dış cephesindeki reklamlar, İstiklal'in hikâyesine yakışmıyor" dedi. Vural Bıyık da benzer sorunların cadde üzerindeki diğer tarihi yapılarda da yaşandığını söyledi.
Tarihçi Bektaş: 'Koruma Yalnızca Yıkılmaktan Korumak Değil'
Tarihçi İlknur Bektaş, tarihi yapılarda ürün görsellerinin cepheleri kaplamasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. "Tabelalar kaldırılmalı, vitrinler sadeleştirilmelidir" diyen Bektaş, şunları kaydetti:
"Sütunlar, kabartmalar, taş oymalar... Cephenin bütünüyle görünür ana unsurlarının kapatılmaması bir kural olmalı. Derdimiz korumak ve bütüncül olarak gelecek nesillere aktarmak. Şehrimizin nesiller boyunca konuşulmasını istiyoruz."
Bektaş, yapının oranlarının, kemerlerinin, sütunlarının ve bezemelerinin korunması gerektiğine dikkat çekerek, "Koruma yalnızca binayı yıkılmaktan korumak değildir. Asıl sorun, büyük ürün reklamları ve görsellerle cephenin önüne geçilmesidir. Çiçek Pasajı'nın o güzel estetik yapısını yakalayamıyoruz; bir sürü marka kendini teşhir etmek için binanın önüne geçiyor. Onlar hedefine ulaşıyor ama kent kendinden uzaklaşıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Çiçek Pasajı'nın Tarihçesi
1876 yılında inşa edilen Çiçek Pasajı, Beyoğlu'ndaki çiçekçilerin toplanma merkezi olarak ortaya çıktı ve zamanla bu adla anılmaya başladı. 1950'lerin sonunda tamamen meyhane kimliğine bürünen yapı, Beyoğlu'nun en süslü binalarından biri olarak tanındı.
Üç katlı taş binanın ön yüzünde gösterişli bir cephe mimarisi yer alıyor; süslemeler ve hareketli mimari düzenleme dikkat çekiyor. 19. yüzyıl seçmeciliğinin tipik örneklerinden biri olarak kabul edilen pasaj, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Yahya Kemal, Faruk Nafiz Çamlıbel, Ercüment Ekrem Talu, Eşref Şefik, Edip Cansever, Tarık Buğra ve Sait Faik'in sıkça uğradığı mekanlar arasında yer alıyor.


