17 Ağustos'un 27. Yılında Kentsel Dönüşüm: 2,7 Milyon Bağımsız Bölüm Dönüşüm Kapsamında
Türkiye, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminin ardından 27 yıl geçirdi. Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında bugüne kadar 2 milyon 369 bin bağımsız bölüm yenilenirken, 368 bin bağımsız bölümün dönüşüm süreci ise devam ediyor.

17 Ağustos 1999'da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki Gölcük depremi, Türkiye tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Büyük Marmara Depremi olarak da bilinen felakette binlerce insan hayatını kaybederken, 285 bin konut ve 40 binden fazla iş yeri ağır hasar gördü.
Kentsel Dönüşüm Seferberliği
Yaşanan acıların ardından kentsel dönüşüm, Türkiye'nin en öncelikli gündem maddelerinden biri haline geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, deprem riski taşıyan bölgelerde yoğun bir mesai yürüterek riskli yapıların yenilenmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
Ülke Genelinde Son Rakamlar
Yürütülen kapsamlı çalışmalar kapsamında Türkiye genelinde 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm dönüşüm programına dahil edildi. Bu yapılardan 2 milyon 369 bininin dönüşümü tamamlanırken, 368 bin bağımsız bölümün yenilenme süreci halen devam ediyor.
İstanbul'da Dönüşüm Tablosu
Deprem riskinin en yüksek olduğu İstanbul'da ise 1 milyon 274 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Şu ana kadar 998 bin bağımsız bölümün dönüşümü başarıyla tamamlandı. Geriye kalan 276 bin bağımsız bölümde ise çalışmalar aralıksız sürüyor.
"Yarısı Bizden" Kampanyasıyla Büyük Destek
İstanbul'a özgü olarak başlatılan "Yarısı Bizden" kampanyası, kentsel dönüşüm sürecini hızlandırmak amacıyla vatandaşlara önemli bir finansal destek sunuyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında 376 bin 212 bağımsız bölüm bu kampanyadan yararlanıyor.
Kampanya çerçevesinde vatandaşlara her bir konut için;
- 875 bin lira hibe
- 875 bin lira kredi
- 125 bin lira taşınma desteği
olmak üzere toplam 1 milyon 875 bin liralık finansal destek sağlanıyor. Bu destek modeli, riskli yapılarda yaşayan vatandaşların dönüşüm sürecine katılımını önemli ölçüde kolaylaştırıyor.


